FARUK HAKSAL
ÜÇ 12 EYLÜL
Bugün için tam üç adet 12 Eylül var:
1.- 12 Eylül 1980 askeri darbesi.
2.- 12 Eylül Anayasa Referandumu.
3.- 12 Eylül 2011 Pazartesi olan bugün
12 Eylül askeri darbesi, Amerikan yönetiminin our boys dediği kuvvet komutanları ve zamanın genelkurmay başkanı tarafından gerçekleştirilen bir cunta hareketidir.
Our boys deyişi kimileri tarafından bizim çocuklar kimilerince de bizim oğlanlar olarak tercüme edilmektedir.
Bu tercümelerin hangisi doğrudur?..
Birinciler, boy sözcüğünün İngilizcede çocuk anlamına geldiğini savunurlar.
Diğerleri ise, boy kelimesinin erkek çocuk anlamına geldiği ve Türkçe tam karşılığının ise, oğlan çocuğu olduğu görüşündedirler.
Oğlan sözcüğünün içerdiği daha geniş anlamların yorumundan titizlikle kaçınarak biz, bizim oğlanlar tercümesinin daha doğru olduğu düşüncesindeyiz. Ayrıca sanıyoruz benimsemiş olduğumuz bu anlam, sürdürülen hareketin omurgasını da daha iyi yansıtmaktadır.
Gelelim 12 Eylül Anayasa referandumuna
Anımsayacaksınız
12 Eylül referandumuna konu olan Anayasa değişikliğini hazırlayanların dışa vurdukları bir söylem vardı:
- 12 Eylül Anayasası bir cunta anayasasıdır Biz buna karşıyız. Biz sivil anayasadan yanayız
Ama gelin görün ki, 12 Eylülde halk oylamasına sunulan Anayasa değişikliği, 12 Eylül Anayasasının getirdiği anti demokratik yürüyüşün devamı niteliğindeki önemli bir adımı içeriyordu
12 Eylül askeri hareketine karşı olduklarını ileri süren güçler, gerçekte 12 Eylül cuntasının dahi cesaret edemediği anti demokratik hamleleri hayata geçiriyorlardı.
Önemli olan 1961 Anayasasının getirdiği demokratik kurumları yıkmak, sosyal hukuk devleti ilkesini tahrip etmek ve toplumsal muhalefetin yükselmesini sağlayan demokratik dayanakları Anayasal zeminden ayıklayıp, alaşağı etmekti
1961 Anayasasının getirdiği demokratik ortama ilk darbeyi 12 Eylül Anayasası vurdu.
İkinci ve sert darbe 12 Eylül referandumunda halkoyuna sunulan Anayasa değişikliği ile gerçekleştirilmiştir.
Ancak ikinci darbenin aktörleri bu etkili vuruşu, birinci darbenin bizim oğlanlarına karşı[ymış] gibi yaparak gerçekleştirmişlerdir
Türk halkı bu hileyi yedi mi?
Yedi
Bu kandırılmadan dersini aldı mı?
Sanmıyoruz.
İşte bugün yaşamakta olduğumuz 12 Eylül 2011 gününün sorunu budur.
Yakın tarihimizden çıkartmakta olduğumuz dersler Türkiye halkının bütünü ile nasıl paylaşılacaktır?..
Şu anda Türkiyeyi yönetmekte olan gücün Anayasa ile bu kadar meşgul olmasının temel nedeni hangi yolla halkın bilincine iletilebilecektir?
Türkiye dört bir yanından ateş çemberi ile sarılıdır. Yurtta barış, Dünyada barış şiarı yurtta savaş, Dünyada savaş stratejisine dönüşmüştür.
İşsizlik, hayat pahalılığı, ödenemeyecek ölçeklere yürüyen dış borçlar, yok olan sanayi üretimi, çöken tarım ve kısa sürelerle ülke ekonomisini yerle bir eden kriz ortamı bu ülkenin en temel gündem maddelerini oluşturması gerekirken Türkiyeyi yöneten güçlerin gündeminin birinci sırasında yeni anayasa hedefi yer almaktadır.
Peki niçin böyledir?
İşte bu gün yaşamakta olduğumuz 12 Eylül 2011 gününün gerçek gündemi budur.