EKONOMİK VERİLER İYİ DEĞİL
Dün açıklanan devletin rakamları alt tabakanın giderek fakirleştiğini gösteriyor. Lafa geldiğinde Türkiyenin çok zenginleştiğinden söz ediliyor. Ama yayınlanan verilerden anladığımız kadarıyla üst kesimde giderek zenginleşen bir tabaka, bir de aşağıda milli gelirin sadece % 2,1ini alan fakir bir tabaka var. Üst tabakadaki zenginleşme ise dillere destan... Amerikalılar bile bu zenginleşmeye bir yorum getiremiyorlar. Her yıl dolar milyarderlerinin sayısında artışlar var. Bu yıl 11 ismin eklenmesiyle, Türkiyedeki dolar milyarderlerinin sayısı 39a yükseldi.
Türkiyede önde gelen bir çok ekonomi uzmanı verilerin hiç iyi olmadığını söylüyorlar. Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, dünkü yorumunda 2011de dış ticaret açığının yüz milyar dolar, cari açığın ise doksan milyan dolar civarında olacağını tahmin ediyor.
Ekonomi kurmaylarını korkutan gelişmeler şöyle; Petrol fiyatlarındaki artış ve iş talepteki güçlü seyre bağlı olarak ithalatın ocak ayında beklentilerin üstünde artmasıyla, dış ticaret açığı adeta patlama yaptı. TÜİK 2011 Ocak ayı dış ticaret istatistiklerini açıkladı. TÜİK ve Gümrük Müsteşarlığı işbirliği ile oluşturulan ticaret verilerine göre, 2011 yılı ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre ihracat, % 22,1 artarak, 7 milyar 561 milyon dolara yükseldi. Oysa beklentiler dış ticaret açığının 4,7 milyar dolar olacağı yönündeydi. Ancak bu hayal, yanlış ekonomi politikalarıyla suya düştü ve aynı dönemde ithalat % 44,3 artarak, 11 milyar 691 milyon dolardan, 16 milyar 873 milyar dolara çıktı. Böylece dış ticaret açığı ocak ayı içinde % 89,4 artışla 7 milyar 319 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 67den, %56,7ye geriledi. Kısacası kestirme bir hesapla, bu verilerden yola çıktığımızda, Türkiye ekonomisi yaklaşık 85-90 milyar dolar dış açık verir.
İthalatın giderek artması, geniş kesimleri daha fakirleştirir, ülke borçlarını çoğaltır çünkü ortaya çıkacak cari açık, beraberinde döviz açığını da getirir. Döviz açığı ise ancak borçlanma ile karşılanır. Bütçe açıkları da yeni vergileri gündeme getirir, enflasyonist baskı giderek kendini hissettirir. Bunun sonucunda işsizlik sorunu zirveye çıkar. Ve ülkede yoksul sayısında artışlar olur. Çünkü yoksullukta en büyük artışlar, işsizler ve ücretliler arasında gözlenmiştir. Kırsalda çalışanların çoğu çiftçilerdir. Yine TÜİK verilerine göre, yoksulluk, bu kesimde giderek artış göstermektedir. Hiç şüphe yok ki 12 Haziran seçimlerinde sandıktan çıkacak sonuçlar bu gerçekleri daha net şekilde ortaya çıkaracak ve AKP kırsal kesimde oy kayıplarına uğrayacaktır.
MEHMET KOYUNCU
AK Parti adına milletvekili aday adayı olmaya karar veren dönemin Başbakanı Tansu Çillerin başdanışmanı, hemşehrimiz Mehmet Koyuncu ile dün sabah saatlerinde bir söyleşi yaptım. Koyuncu, devletin önemli kademelerinde görev yapmış bir bürokrattır. Yurt dışında Arabistanda ENKAnın Genel Müdürlüğü, Amerika, Hollanda, Macaristan ve bazı Avrupa ülkelerinde de bulunmuştur. 2011 yılına geldiğimiz şu günlerde Mehmet Koyuncu Ankaradan gelen milletvekili adaylık teklifini değerlendirmeye aldı. Ankaraya bir-iki kez gidip geldi. Son olarak hafta sonunda AKP Genel Merkezinde yetkililerle görüşmeler yaptı. Ve sonunda AK Partiden milletvekilli aday adayı olmaya karar verdi. Buraya kadar her şey güzel... Ama Koyuncu ile AKP Merkezi arasındaki bu yakınlaşma, nedense ilçemizdeki bazı AKPli siyasilerin huzurunu bozdu. Bazen sözlü, bazen de yazılı metinler aracılığıyla sayın Koyuncuya ve tarafıma çeşitli eleştiriler yöneltildi. Onları böyle bir davranışa iten sebep nedir? Doğrusu bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Mehmet Koyuncu gibi geçmişte devletin en üst kademesinde görev yapan teknokratlar milletvekili seçildiği takdirde ilçemize çok büyük faydaları dokunur. Yıllardır devlet yatırımlarından pay alamayan Sökemizin, yatırım şansı artar, Sökelilik ruhu yeniden şahlanır. Kısacası Aydında sahipsiz bir ilçe için Mehmet Koyuncu gibi eski bir bürokratın Millet Meclisine gitmesi Sökeliler için büyük bir şanstır. Bu şansın artı getirileri de olabilir. Mesela önündeki bütün engelleri aşarak milletvekili seçilecek bir Mehmet Koyuncunun yolu Bakanlığa kadar uzanabilir. Bu gerçeği, onu eleştirenler de biliyor. Ama yine de, eleştirmekten kendilerini alıkoyamıyorlar. Bu yüzden ilçemizdeki bazı AK Partili siyasileri itidale davet ediyorum. Mehmet Koyuncunun etrafında toplanılsın ve güçlü bir birlik oluşturulsun. Çünkü Mehmet Koyuncu Söke için büyük bir şanstır. Eğer AK Parti yeniden iktidara gelirse, daha büyük bir şans olur.
Herkesin bildiği gibi Söke, yaklaşık 10 yıldır, devlet yatırımlarından payını alamıyor. Kentte ve kırsalda elle tutulur, gözle görülür bir yatırım yok. Nitekim 18. Dönem Milletvekili Mustafa Bozkurt, önceki gün basın açıklamasında bu gerçeğe parmak bastı.
Söke herşeye sahiptir. Yağ var, un var, şeker var ancak helva yapacak bir ustamız yok! 21. asırda bir kent için geri kalmışlık hiç affedilmez. Tüm halkımız gelişmiş, kalkınmış bir Sökenin varlığına özlem duyuyor.